Otonom Acil Frenleme Sistemi AEB Ne İşe Yarar?

0
Posted 22 Ocak 2014 by Oguz in Euro NCAP




Yapılan araştırmalar, karayolu kazalarının %90’ının dikkatsiz ve özensiz sürücülerden kaynaklandığını göstermektedir. Otomobil üreticileri artık, olası çarpmalarda sürücüyü uyaracak, aracın maksimum fren kapasitesini kullanmasına yardımcı olacak ve eğer durum kritikleşirse sürücüden bağımsız olarak fren uygulayacak sistemler geliştirmeye devam ediyor.  İşte günümüzde kullanılan bu sistemlerin başta geleni Otonom Acil Frenleme (AEB) olarak bilinmektedir. Günümüzde orta ve üst düzey arabalarda sıklıkla kullanılan bu sistem gittikçe yaygınlaşmaya başladı. Yakında bu gidişle ESP gibi arabalarda yaygınlaşacak bir sistem gibi geliyor.

Gerçek dünyadan elde edilen  performans verileri , bu tip çarpışma önleyici sistemlerin kazaları %27’ye kadar azaltıp, yaralanmalarda belirgin düşüş sonucuna ulaşılabileceğini ileri sürüyorlar.

Euro NCAP AEB sistemlerinin mükemmel güvenlik potansiyeli sunduğuna inanıyor. Değerlendirmeleri 2014 sonrasında derecelendirme tablosunda yer alacaktır ve artık Şehir İçi ve Şehirler Arası sistemlerin performanslarının test edilmesine izin veren testler geliştirdi. Euro NCAP ilk olarak Haziran 2012 tarihinde gerçekleştirilen AEB donanım araştırmasını da tekrarlayarak piyasada hangi sistemlerin mevcut olduğunu ve imalatçılar tarafından ne ölçüde işe yarar hale getirildiklerini saptamıştır.

Videodan da gördüğünüz gibi Volvo bu sistemlerde oldukça ilerledi ve güvenini kanıtladı. Tabi Mercedes’in daha gideceği çok yol var.


Euro NCAP çarpışma önleyici sistemleri üç ana kategori olarak gruplandırmıştır: Şehir, Şehirlerarası ve Yaya. Sistemler sadece bir kategoriye dahil olabilirler veya her üçünün de ihtiyaçlarını karşılayabilirler.

Yüksek hızda kullanılan sistemler oldukça karışık ve radar içeriyor.

AEB Şehir İçi Sistem
Genelde şehir içindeki kazalar kavşak ve döner kavşaklarda olur. Örneğin; bir sürücü döner kavşağa yaklaşan diğer araçların arkasında bekliyor. Döner kavşaktaki trafiğe konsantre olmuştur ve bir boşluk görür. Önündeki aracın ilerleyeceğini zanneder ve hızlanır, ne var ki öndeki sürücü hareket etmemiştir. Bunu izleyen çarpışma şehir sürüşü için tipiktir: düşük hızdadır, ancak çarpılan araçtaki sürücü için yüksek sarsıcı boyun travması riski taşır. Yaralanma şiddeti genellikle düşük olsa da, bu kazalar çok sık meydana gelir ve tüm çarpışmaların %26’sını oluştururlar.Düşük hız AEB sistemleri genellikle 6-8m öndeki yolu takip etmek için sensörler kullanırlar. Sık kullanılan teknolojilerden biri LIDAR (Işık Algılama ve Mesafe Ölçme) sensörüdür, genellikle önce camın üstüne monte edilir, arabanın önünde risk oluşturan bir nesne olup olmadığını belirler. Eğer varsa, AEB sistemi tipik olarak frenlere ön şarj uygular bu sayede araba sürücü tepki verdiğinde daha verimli bir frenleme tepkisi sağlar. Sürücü tepki vermezse, araba kazadan kaçınmak veya bazı durumlarda hafifletmek amacıyla otomatik olarak fren yapar. Her hangi bir anda sürücü kazadan kaçınmak amacıyla sert fren yaparak veya direksiyonu kırarak müdahale ederse, sistem devre dışı kalacaktır.Euro NCAP donanım araştırması için şehir sistemlerini tüm travma yaralanmalarının %80’inin gerçekleştiği 20km/s’e kadar hızlarda otonom frenleme ile çarpışmayı önleyen sistemler olarak tanımlamaktadır. Bu sistemler tipik bir aracın yansıtıcılığını ararlar ve yayalar ya da yol kenarındaki bariyerler için o kadar hassas değildir. Bu sistemler sileceklerin temizlediği bölgede yer aldığından kötü hava şartlarında da çalışabilirler.
AEB Şehirlerarası Sistem
Benzer kaza senaryoları şehirlerarası yolarda da gerçekleşebilir. Otoban veya ayrılmış yolda giden bir sürücünün dikkati dağılabilir ve önündeki trafiğin durmak üzere olduğunu fark edemeyebilir. Tehlikeyi fark ettiğinde, frene basması ve çarpışmadan kaçınması için çok geçtir veya öndeki arabanın frenlemesini yanlış değerlendirebilir ve yeterli fren gücü uygulamayabilir.Şehirlerarası AEB sistemleri daha yüksek hızlarda çalışabilmek için uzun mesafeli radarlar kullanarak aracın daha ilerisine ‘bakarlar’ (genellikle 200m). Radar verisi aracın sistem tarafından görülen herhangi bir engel ile çarpışma potansiyeli olup olmadığını belirlemek için analiz edilir. Böyle bir potansiyel varsa, AEB sistem genellikle şu şekilde çalışır: sürücüyü uyarmaya çalışmak için bir uyarı sinyali verilir. Sürücü tepki vermezse, ikinci bir sinyal verilebilir (örneğin fren silkelemesi veya emniyet kemeri gerilmesi) ve frenler maksimum frenleme için önceden hazırlanır. Sürücüden yine bir reaksiyon gelmezse, sistem kendiliğinden sert frenleme yapacaktır. Bazı sistemler çarpışmada optimum performans için sınırlayıcı sistemleri de hazırlarlar, örneğin emniyet kemerlerinin ön gerdirilmesinin yapılması.Sistemler sürücüyü uyarmaktan fazlasını yapıyorlarsa ve 50-80 km/s hız aralığının üzerinde çalışıyorlarsa bu kategoriye girer. Öncelikli olarak Şehirlerarası yollarda çalışmak için dizayn edilmiş bazı sistemler şehir içi sürüşlerde de faydalı olabilir. Örneğin, düşük hızlarda kazalardan kaçınılmasını sağlayamayabilirler ancak sürücüyü uyarabilir ve hafifletici bir etki sağlayabilirler. Bu sistemler bazı durumlarda motosikletler ve kamyonlar gibi yoldaki diğer araçları görecek şekilde dizayn edilmiştir. Radar sensörünün potansiyel avantajı her tür hava ve aydınlatma koşullarında çalışabilmeleridir.
AEB Yaya Sistemi
Bazı sistemler diğer araçları algılamak yerine yayaları ve zarar görebilecek diğer yol kullanıcılarını algılamak için dizayn edilmiştir. İleriye doğru bakan kameradan gelen görüntü şekilleri ve tipin insan karakteristiklerini tanımlamak için analiz edilir. Hareket ettikleri yol aracın yoluna göre hesaplanarak çarpışma tehlikesi altında olup olmadıkları belirlenir. Böyle bir tehlike varsa, AEB sistemi arabayı durdurmak için tam güç ile fren yapar ve aynı anda sürücü için bir uyarı verir. İnsan davranışını tahmin etmek zordur ve yaya algılama sistemlerinde kullanılan algoritmalar son derece sofistikedir. Sistem gerçek tehlikelere doğru şekilde tepki vermelidir ancak bir tehlike yoksa frenleme yapmamalıdır, örneğin bir yaya kaldırımın kenarına kadar gelip ama sonra durup arabanın geçmesini bekliyorsa. Bu sistemler her durumda bir radar ile birleştirilmiş bir kamera kullanır – buna sensör füzyon denilir. Kızılötesi kullanan pazardaki yeni teknolojiler çok düşük ışık şartlarında da çalışabilmektedir.

 

Kaynak:  http://tr.euroncap.com/tr/results/aeb.aspx#sthash.CKAOu7kv.dpuf


Bu yazı 12631 kez okundu


About the Author

Oguz


0 Comments



Be the first to comment!


Leave a Response


(required)

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.